Bulgaristan'daki seçimin önemi

 Bulgaristan'da 29 Ekim'de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini Sosyalist Parti adayı Pırvanov kazandı. Pırvanov'un zaferinde bu ülkede yaşayan 1 milyonu aşkın soydaşımızın da büyük etkisi vardı

 14/11/2006  

ALİ DİNÇER Radikal
Ocak 2007'de AB üyesi olacak olan Bulgaristan, Türkiye'nin Balkanlar'daki en önemli komşusudur. Türkiye'nin asıl Avrupa bağlantısı Bulgaristan'dır. Aramızdaki sınırdan askerlerimizi çektik. Dostane ilişkilerimiz üst düzeyde. PKK terörü, sözde Ermeni soykırımı konularında Türkiye'ye duyarlı yaklaşımları var.

1 milyonu aşkın soydaşımız parlamentoda, hükümette etkin bir politik güç. Ekonomik ilişkilerimiz hızla gelişiyor. Türkiye, Bulgaristan'ın önde gelen dış ticaret ortağı. Başta Şişe Cam'ın 500 milyon dolara yaklaşan yatırımlarıyla, 1 milyar doları aşkın sınai yatırımımız var. Ciddi müteahhitlerimiz yakın zamanda termik santral, Sofya çevreyolu gibi önemli ihaleleri kazandılar. 7.5 milyon nüfuslu Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelen yıllık turist sayısı 2 milyona yaklaşıyor. AB üyesi Yunanistan'dan gelen 500 bin. Yunanistan'da böylesine yatırımlarımız, projelerimiz yok. Yunanlılar ağırlıklı olarak bankalarımızı almakla ilgileniyorlar. Yunanistan'da yok ama Bulgaristan'da iki bankamız var.

Pek çok nedenlerle Türkiye'nin önemli bir komşusu olan Bulgaristan'da 29 Ekim'de cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Son tura BSP, Sosyalist Parti adayı G. Pırvanov ile ırkçı Ataka Partisi adayı V. Siderov kaldı. Ataka Partisi ve adayı Siderov kampanyalarını Türk ve Türkiye karşıtlığına dayandırdı. Akıl almayacak, gerçekdışı, kasıtlı yaklaşımlarla Türklere, Türkiye'ye karşı bir politika güttü. Sosyalist Enternasyonal üyesi, CHP ile yakın ilişkileri olan BSP'nin adayı G. Pırvanov; demokrat, Avrupa değerlerini benimsemiş aydın kişiliğiyle, son dönem cumhurbaşkanlığıyla Türkiye-Bulgaristan ilişkilerinin güçlenmesine, Bulgaristan'da demokrasinin gelişmesine olumlu katkılarda bulundu.

Bu durumun farkında olan Bulgaristan yurttaşı soydaşlarımız, G. Pırvanov'a en yüksek katılımla en etkili desteği verdiler. Örneğin Türkiye'de aynı zamanda Bulgaristan yurttaşı soydaşlarımız iki yıl önceki genel seçimlerde 40 bin civarında oy kullanmışlarken, şimdi yüzde 99'u Pırvanov'a olmak üzere 55 bin oy verdiler ve yüzde 78'le kazanmasında etkili oldular. Irkçı Ataka Partisi'ne de iyi bir ders verdiler. Bursa'da ik iyıl önceki 13 bin 500 oy, 16 bin 317'ye çıktı. Türkiye için de önemli olan bu seçim, Türk medyasında yeteri kadar yer almadı. Hatta Bulgaristan ile ilgili gelişmeler, medyamızda gereken yeri alamıyor diyebiliriz. 1820 Mora isyanından beri Rumeli Türkleri çok acı çekmiş, anayurda büyük göçler vermiştir. Bugün de 1 milyonu aşkın soydaşımızla, en yoğun nüfusumuz olan Bulgaristan 2 milyonu aşan sayıyla en çok göç aldığımız yer. Gelenlerin çoğaldığı gerçeği, Türkiye'de, Bulgaristan'dakinin misli misli, Bulgaristan kökenli yurttaşlarımız olduğunu gösterir. Rumeli kökenliler atalarının paylaştığı ortak acılar ve kültürel benzeşme nedeniyle Balkanlardaki politik gelişmelere hep birlikte ve güçlü ilgi duyarlar.

On milyonlarca Rumelilinin, doğal olarak tüm Türkiye'ni yakın ilgi duyduğu bu seçime, reytingi, halk ilgisini önemsemesi gereken medyamızın yetersiz bakışı akılcı değil. Sofya'da kurulması gereken medya temsilciliklerimiz, Atina'dakilerden daha önemli olacaklardır. Gün boyu Türk televizyonları izleyen soydaşlarımız, iyi bir dağıtımla Avrupa'da olduğu gibi Türk gazetelerini okuyabilirler. Unutmayalım ki, nasıl Türkiye'de Rumeliler entelektüel dünyamıza değerli katkılar yaptılarsa, Balkanlar'daki soydaşlarımız da iyi eğitimlidir, yoğun medya takipçileridirler. Bulgaristan'a, bizden önce AB üyesi olacak olan tüm Balkan ülkelerine daha fazla önem vermeliyiz, ilişkilerimizi geliştirip, onlarla birlikte AB'ye reel giriş potansiyelleri oluşturmalıyız. Bunları hem Türkiye hem de Balkanlar'daki, Avrupa'daki soydaşlarımız için yapmalıyız.