SANAT


TUNA ÖTENEL
(Piyano, Saksofon)

Tuna Ötenel, 1947 yılında Bulgar göçmeni Ahmetoğlu Cevdet Bey'in oğlu olarak dünyaya geldi. Cevdet Bey çok yönlü bir müzisyendi, hatta keman çalarken kuş sesleri çıkarttığı için ona Ötenel soyadı verilmişti. Adeta müziğin içine doğan oğul Ötenel ise, ismini Bulgaristan'dan Türkiye'ye uzanan Tuna nehrinden aldı.

Küçük yaşlarda babasından piyano dersleri alarak müziğe başlayan Tuna Ötenel, 5 yaşında babasının yemek ve dans müzikleri yapan orkestrasına eşlik etmeye başlamıştı bile. Yalnızca piyano değil, çeşitli vurmalı çalgılar ve boyu yetişmediği için ayakta davul çalan Ötenel için bu yıllar, tam bir çekirdekten yetişme dönemi oldu.

Ötenel daha ilkokulu bitirmeden girdiği Ankara Devlet Konservatuarı sınavını, öğretmenleri yeteneğine hayran bırakarak kazandı. Arkadaşları, dinlediği melodiyi hemen ezberleyen Ötenel'e 'şeytan kulak' adını takmakta gecikmediler. Konservatuarda Ferhunde ve Ulvi Cemal Erkin'in öğrencisi olan Ötenel, zamanla o yıllarda yanına yaklaşılması kesinlikle yasak olan bir müziğe, caza ilgi duymaya başladı ve ne yazık ki bunun bedelini, bütün notları iyi olduğu halde okuldan uzaklaştırılarak ödedi.

Ötenel'in bundan sonraki yılları babasının orkestrası ve Ankara Radyosu Çocuk Kulübü'nde çalarak geçti. 1964 yılında, konservatuar yıllarında aşık olduğu cazla kendisini tanıştıran Metin Gürel'le karşılaştı ve onun caz orkestrasında çalmaya başladı. 1968 yılında ise, "Cazı ondan öğrendim" dediği Gürel'in kendisine bir alto saksofon hediye etmesiyle Ötenel'in caz macerasında yeni bir sayfa açıldı. Daha sonra tenor ve alto saksofon da çalacak olan Ötenel, piyano altyapısı olduğu için yeni enstrümanında ustalaşmakta hiç güçlük çekmedi ve hatta kendi kuşağının en önemli saksofoncusu oldu.

Metin Gürel Orkestrası'ndan ayrıldıktan sonra, Şanar Yurdatapan, Atilla Özdemiroğlu, Cezmi Başeğmez gibi müzisyenlerle bir süre Dün, Bugün, Yarın Orkestası'yla, ardından da başka orkestralarda çalışan Ötenel'in bir sonraki durağı, Erol Pekcan Orkestrası oldu.

Piyano ve saksofonda Tuna Ötenel, bas gitarda Kudret Öztoprak ve davulda Erol Pekcan'dan oluşan üçlü 1978 yılında Türkiye'nin ilk caz plağı olan 'Caz Semai'yi yaptı. Albüm anonim bir halk türküsü olan Ali'yi Gördüm Ali' yi dışında Ötenel'in bestelerinden oluşuyordu.

Tuna Ötenel'in bundan sonraki yılları da hep müzikle içiçe geçti. Okay Temiz ve neyzen Aka Gündüz Kutbay'la Avrupa turnesine çıktı, İsveç'te trompetçimiz 'Maffy' Muvaffak Falay'la çaldı, Okay Temiz'in 'Zikir' albümünde yer aldı. Türkiye'de Emin Fındıkoğlu Orkestrası, Süheyl Denizci yönetimindeki TRT Hafif Müzik Ve Caz Orkestrası; jam session'larda Herbie Hancock, Benny Carter, Harry 'Sweets' Edison, Karyn Korg, Hilton Ruiz, Buster Williams gibi dünyaca ünlü müzisyenlerle çaldı.

'Vian Köpüğü-L'Ecume de Vian', ilk solo albümü 'Sometimes'ı 1994 yılında çıkaran Tuna Ötenel'in ikinci solo çalışması.

Diskografi