Köyden
zirveye
Celal DEMİRBİLEK
/Hürriyet
28.04.2001/
Slovakya'da
iki altın madalyayı boynuna takan Ekrem
Celil,
ustalarım dediği Halil Mutlu ve Nami Süleymanoğlu için
‘‘Şampiyonluğumu onlara borçluyum’’ dedi ve ekledi:
‘‘En büyük özlemim ailem. Ana hasreti yüreğimde derin
yara açıyor.’’Rodop dağ köyü Çiftlikköy'den
halterde Avrupa kürsüsüne... Ona arkadaşları ‘‘Rodop
Kaplanı’’ diyorlar. 18 yaşındaydı, federasyon Başkanı
Kenan Nuhut'a Kırcaali'de Arda Kulübü'nde idman yaparken
Ekrem Celil'i gösteren bir soydaş ‘‘İleride Avrupa ve dünya
şampiyonu olacak. Buralarda sürünüyor. Bu Türk çocuğunu
alın götürün Türkiye'ye şampiyon yapın’’ demişti.İşte
o Ekrem Celil bir yıl sonra turist vizesi ile Türkiye'ye
gelip, cebinde Türk pasaportu ile artık Türk Milli Takımı'nın
haltercisi oldu. Dünya gençler şampiyonluğuna ulaştı ve
ilk kez büyüdüğü topraklar Sofya'daki Avrupa Şampiyonası'nda
bronz madalya kazandı. Celil, Slovakya'da Avrupa şampiyonluğu
kaldırışından sonra parmaklarıyla iki kişiyi işaret
ediyordu.‘Ustalarım’’ diyerek gösterdiği Halil Mutlu
ve Naim Süleymanoğlu için ‘‘Şampiyonluğumu onlara ve
bana yardım edenlere borçluyum’’ diyen Celil şöyle
devam etti: ‘‘Ailemi özledim. 1 yıldır kamplar ve müsabakalar
yüzünden anamı babamı göremiyorum. Onlar ve kardeşlerim
gözümde tütüyor. Yanıma getirmek istiyorum ama maddi
durumum buna elvermiyor. Ana özlemim gün geçtikçe yüreğimde
derin bir yara açıyor.’’
ŞAMPİYONUN
AİLE ÖZLEMİ
Naim Süleymanoğlu’nun
izinden giden Avrupa Şampiyonu Ekrem Celil, Hürriyet’e en
büyük özleminin ailesi olduğunu söyledi. 3 yıldır
Ankara'da yaşayan Ekrem Celil, geçen yıl Bulgaristan'daki köyüne
giderek, ailesiyle kucaklaşıp hasret gidermişti.
‘